Sevdiklerinizle ve ozlediklerinizle birlikte nice saglikli mutlu bayram tadinda gunler dilerim.
KB,theBen.
Çarşamba, Kasım 10, 2010
BIR SOZ
Dunku gazetede Kanat Atkaya'nin kose yazisinda,bazilari bilindik, ama hepsi guzel Kizildereli deyisleri vardi.
Biri guncelimden vurdu:
"Insanlar yasadigi icin degil, yasamadiklari icin yaslanirlar."
2006'dan beri bu blogda yazdigim yazilarin bazilarina bakan tanimayan biri de bariz sekilde bu farki gorur sanirim. Ruhumun, nesemin nasil gitgide sondugunu... Yazilarimda anlatamadigim, anlatmak istemedigim yasadiklarimi... Nasil simdi yillar sonra beni gorenler gozlerine inanamiyorlarsa...
Kendimi saldim cayira, mevlam kayira... yasiyorum son yillarda.
Bir de bilenlerin bana hep soyledigi su laf var:
Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gun aglarmis...
Kuguboynu,theMoruk:((
Biri guncelimden vurdu:
"Insanlar yasadigi icin degil, yasamadiklari icin yaslanirlar."
2006'dan beri bu blogda yazdigim yazilarin bazilarina bakan tanimayan biri de bariz sekilde bu farki gorur sanirim. Ruhumun, nesemin nasil gitgide sondugunu... Yazilarimda anlatamadigim, anlatmak istemedigim yasadiklarimi... Nasil simdi yillar sonra beni gorenler gozlerine inanamiyorlarsa...
Kendimi saldim cayira, mevlam kayira... yasiyorum son yillarda.
Bir de bilenlerin bana hep soyledigi su laf var:
Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gun aglarmis...
Kuguboynu,theMoruk:((
Pazartesi, Kasım 08, 2010
BIR KACAGIN ANILARI:)
Bugun LODOS gelmis, denizciler dunden beri oyle soyluyordu. Sabah uyaninca ay buysa iyiymis dedim, azicik hava kapadi, biraz ruzgar cikti o kadar. Yok efendim bu basiymis, asil yarin gelecekmis, ve cooooook esecekmis, ama soguk yapmazmis bilakis daha da isinacakmis hava 28 dereceye falan.
Zaten oyle guzel bir havasi varki buralarin, ben her sabah evden sehirli aliskanligi ile katkat giyinip markete cikiyorum, aaaaaaaa hava sicacikk meger, ve biz kasimdayiz, donunce yazliklara daha hafif elbiselere geciyorum... Yine de burada yasayanlar sobalarini kurdular coktan. Ben de kendime elektrikli bir soba aldim.
Cok sukur. Cunku bu sene butun yaz yillar once bir kez kurdugum bir hayali cok cok istedim tekrar. Bir KISi deniz kiyisinda ama sehirde degil bir tatil yerinde gecirmekti. Simdi buradayim. Ne kadar kalabilecegim bilmiyorum belki bayrama kadar. Ama sayilir degil mi? Sitedeki en genc insan benim galiba:)) ve bir yazlik site, yazdan bile daha guzel olduguna eminim (yazin kalabalik gurultusu yok, oyle sakinki)
Bunun bir kacis oldugunun da farkindayim elbette ama keyfim yerinde. CANIKOM yanimda (en cok o mutlu sabahtan aksama kadar bahcelerde dolasiyor), bahcemde 8-12 kadar daha kedim var besledigim ve birde kocaman kangal kopegim. Basta tum cevrem endiselendi, her gun geri don cok kalma usume telefonlari geliyordu. Ama artik onlarda sesimdeki huzurlu degisimin farkindalar galiba ki peki kal bakalim bikana kadar diyorlar...
Bir tek babami coook ozluyorum, telefonla konusmak ayni sey degil ama yinede iyi. Sehir hayatini ve gurultuyu ve trafigi ve kosturmacayi ise hic ama hic ozlemiyorum - henuz!!! (ozler mym bilmiyorum??) Isguc internet telefon sagolsun teknoloji...
Kuguboynu,theKacak
Zaten oyle guzel bir havasi varki buralarin, ben her sabah evden sehirli aliskanligi ile katkat giyinip markete cikiyorum, aaaaaaaa hava sicacikk meger, ve biz kasimdayiz, donunce yazliklara daha hafif elbiselere geciyorum... Yine de burada yasayanlar sobalarini kurdular coktan. Ben de kendime elektrikli bir soba aldim.
Cok sukur. Cunku bu sene butun yaz yillar once bir kez kurdugum bir hayali cok cok istedim tekrar. Bir KISi deniz kiyisinda ama sehirde degil bir tatil yerinde gecirmekti. Simdi buradayim. Ne kadar kalabilecegim bilmiyorum belki bayrama kadar. Ama sayilir degil mi? Sitedeki en genc insan benim galiba:)) ve bir yazlik site, yazdan bile daha guzel olduguna eminim (yazin kalabalik gurultusu yok, oyle sakinki)
Bunun bir kacis oldugunun da farkindayim elbette ama keyfim yerinde. CANIKOM yanimda (en cok o mutlu sabahtan aksama kadar bahcelerde dolasiyor), bahcemde 8-12 kadar daha kedim var besledigim ve birde kocaman kangal kopegim. Basta tum cevrem endiselendi, her gun geri don cok kalma usume telefonlari geliyordu. Ama artik onlarda sesimdeki huzurlu degisimin farkindalar galiba ki peki kal bakalim bikana kadar diyorlar...
Bir tek babami coook ozluyorum, telefonla konusmak ayni sey degil ama yinede iyi. Sehir hayatini ve gurultuyu ve trafigi ve kosturmacayi ise hic ama hic ozlemiyorum - henuz!!! (ozler mym bilmiyorum??) Isguc internet telefon sagolsun teknoloji...
Kuguboynu,theKacak
Salı, Kasım 02, 2010
ZEYTIN HASADI YAPIYORUM
Bu pazar gazetelerde kose kose nerdeyse tum yazilarda zeytin hasadi yapildigiyla ilgili yazilar deneyimler yeraliyordu.
Eee burada da herkes zeytin topluyor, ya bahcesinden ya genel alanlardan yerlerden falan.
Benim de bahcede 2 zeytin agacim var bari toplayayim dedim, sordum kalin tuz alacaksin dediler. koye almaya gittim, oradaki kadinlarada tarif sorayim birde onlardan dinleyeyim dedim, bir teyze dediki markette yapilmisi pet siselerde satiliyor 5 TLye oradan aliversene dedi:))) Belli omurleri boyunca bikmislar biz sehirlilerin bu merakini anlayamiyorlar belkide... Yok dedim ben kendi zeytinimden deneyecegim dedim.
Once yere dusmus hasarsiz zeytinleri topladim , sonra boyumun yettigi daldakilerden kopardim birazda. 1 kilo kadar oldu yoruldum biraktim. Bugun de yine baskalarinda gordugum gibi ince sopa ile ust dallara vurarak dusureyim ben de dedim, 5 dakika icinde pes ettim- simdi zeytin dalinda guzeldir diyorum:))
Birkac hafta once de herkes nar topluyordu, nar ayikliyordu, nar suyu nar eksisi yapiyordu. Ama her yapan nerdeyse tamgun ugrasma sonucunda azicik suyu/eksisi cikinca pisman oluyordu. Ben hic kalkismadim. Nar yemege bile usendigim icin bana gore olmadigini anlamistim:))
Zeytini de sehre donunce ese dosta ben yaptim diye tadimlik veririm diyordum ama 1 kilo zeytinden ne olacak ki.... tabi bir de yaparsam daha henuz toplama asamasinda kaldim, tam 4 gundur hemde:)))
Kuguu,theHamVeTembel
Eee burada da herkes zeytin topluyor, ya bahcesinden ya genel alanlardan yerlerden falan.
Benim de bahcede 2 zeytin agacim var bari toplayayim dedim, sordum kalin tuz alacaksin dediler. koye almaya gittim, oradaki kadinlarada tarif sorayim birde onlardan dinleyeyim dedim, bir teyze dediki markette yapilmisi pet siselerde satiliyor 5 TLye oradan aliversene dedi:))) Belli omurleri boyunca bikmislar biz sehirlilerin bu merakini anlayamiyorlar belkide... Yok dedim ben kendi zeytinimden deneyecegim dedim.
Once yere dusmus hasarsiz zeytinleri topladim , sonra boyumun yettigi daldakilerden kopardim birazda. 1 kilo kadar oldu yoruldum biraktim. Bugun de yine baskalarinda gordugum gibi ince sopa ile ust dallara vurarak dusureyim ben de dedim, 5 dakika icinde pes ettim- simdi zeytin dalinda guzeldir diyorum:))
Birkac hafta once de herkes nar topluyordu, nar ayikliyordu, nar suyu nar eksisi yapiyordu. Ama her yapan nerdeyse tamgun ugrasma sonucunda azicik suyu/eksisi cikinca pisman oluyordu. Ben hic kalkismadim. Nar yemege bile usendigim icin bana gore olmadigini anlamistim:))
Zeytini de sehre donunce ese dosta ben yaptim diye tadimlik veririm diyordum ama 1 kilo zeytinden ne olacak ki.... tabi bir de yaparsam daha henuz toplama asamasinda kaldim, tam 4 gundur hemde:)))
Kuguu,theHamVeTembel
Salı, Ağustos 17, 2010
Perşembe, Mayıs 13, 2010
AKILLI SORU
Sosyoloji bölümünde prof sormuş:
" yarin oleceginizi bilseniz, tam 24 saatiniz kaldigini, NE YAPARDINIZ?"
Hoca dinlemis tum cevaplari ve demis ki:
"Peki cocuklar tum bunlari yapmak icin olmeyi niye bekliyorsunuz?"
Kuguboynu,theFelsefeOgrencisi
" yarin oleceginizi bilseniz, tam 24 saatiniz kaldigini, NE YAPARDINIZ?"
Hoca dinlemis tum cevaplari ve demis ki:
"Peki cocuklar tum bunlari yapmak icin olmeyi niye bekliyorsunuz?"
Kuguboynu,theFelsefeOgrencisi
Çarşamba, Mayıs 12, 2010
HOP HOP HOP TONTON
hop hop hop tonton
.... degis....
gundemim:)))
(kendiminkinden bahsediyorum, siyasetten degil.)
Cok istedigim Danny Brillant konserine gidemedim(10mayistaydi). 3 yil onceki konserinden size buraya bir resim koyabilirim ama en onde ben oturdugum icin gorunurum- sanki bensiz resim yokmus gibi hahhahah, ilahi simarik ben. Yok ya arayip bulmaya usendim simdi. Yoksa dunya kadar resim cekmistim.
Bu arada elbette Mario'Yu da atlamayalim, kiskanmasin Danny'yi.(Frangouliscigimi yani)- hatirlarsiniz onceki yazilarimdan.
Kuguboynu,the2Arada1Derede
.... degis....
gundemim:)))
(kendiminkinden bahsediyorum, siyasetten degil.)
Cok istedigim Danny Brillant konserine gidemedim(10mayistaydi). 3 yil onceki konserinden size buraya bir resim koyabilirim ama en onde ben oturdugum icin gorunurum- sanki bensiz resim yokmus gibi hahhahah, ilahi simarik ben. Yok ya arayip bulmaya usendim simdi. Yoksa dunya kadar resim cekmistim.
Bu arada elbette Mario'Yu da atlamayalim, kiskanmasin Danny'yi.(Frangouliscigimi yani)- hatirlarsiniz onceki yazilarimdan.
Kuguboynu,the2Arada1Derede
Pazartesi, Mayıs 10, 2010
BUGUN GITTIM ANNEME
Bugun gittim , dun yerine...
Ve elbette cok sevdigi dondurmasini da goturdum.

Bu ise 2008 den Brunomla Anneler Gunu ziyaret resimlerimizden bir tanesi.
Simdi BrunoM da eminim Annecigimin yaninda... Inaniyorum..

Ve elbette cok sevdigi dondurmasini da goturdum.

Bu ise 2008 den Brunomla Anneler Gunu ziyaret resimlerimizden bir tanesi.
Simdi BrunoM da eminim Annecigimin yaninda... Inaniyorum..

Bu ise 2007 de sizlere yazdigim yazi ve dondurmanin anlami...
Yazisi bu sene yikadikca oksadikca silinmeye basladi sasirdim, hemen yaptirmam lazim.
PS: Dun kimse -digeri- gitmemis sasirdim:( Bombostu ustu:(.
Oysa ben karsilasirsak endisesiyle bugune birakmistim.
Herkes kendinden mesuldur- yargim ya da yorumum hic yok hic yok hic.....hic.
Kuguboynu,theAnnesininKucukKizi
Çarşamba, Mayıs 05, 2010
TAM 6. ANNELER GUNU ANNEMSIZ
Vay canina
40 mum 40 gun yanarmis, biri hic sonmezmis.....
demislerdi o zaman.
Yillar once bir gun - cocukta dgldim 20li yaslarimdaydim galiba bir gun tv de mi radyoda mi ne bir sarki vardi zeki muren den "ANNEM" li acikli bir sarkiydi, caliyordu, Annem sessizce yavasca bana demistiki "kapatir misin?"
Ilk defa boyle bir istek vardi , bu kadar basit sade ve sessiz bir istekti.. sasirmistim
Cunku o benim annemdi. Sanki O olmus annesini ozlemezmis hic gibi cocukca bir dusunce shoku muydu yasadigim?
Kapatmistim ama o an hala aklimda yillardir. Sadece sessizce kapatir misin demisti. Sanki sesinde o ozlemi o hasreti hepsini o saniyede hissetmis ve sasirmistim. Benim annem kocaman insan hic olmazmis gibi.
Ya bilmiyorum su anda anlatabildimmi ne hissettigimi o anda ... emin dglm. Neyse iste oyle birsey.
Ve simdi koca kazik ben !!!
Sanki ben anneli seylere dayanabiliyor muyum?
Hele TV de bir reklam var beni yikiyor gecsin bu annelr gunu de reklam bitsin diye bekliyorum.
":... bir tek annem olsun bana yeterrrrr...." diyor ya jingleinda hani....
Diyeceksin niye.
Ishte oeyle!
Kuguboynu,theOnceUponATimeAnnesininKugusu
40 mum 40 gun yanarmis, biri hic sonmezmis.....
demislerdi o zaman.
Yillar once bir gun - cocukta dgldim 20li yaslarimdaydim galiba bir gun tv de mi radyoda mi ne bir sarki vardi zeki muren den "ANNEM" li acikli bir sarkiydi, caliyordu, Annem sessizce yavasca bana demistiki "kapatir misin?"
Ilk defa boyle bir istek vardi , bu kadar basit sade ve sessiz bir istekti.. sasirmistim
Cunku o benim annemdi. Sanki O olmus annesini ozlemezmis hic gibi cocukca bir dusunce shoku muydu yasadigim?
Kapatmistim ama o an hala aklimda yillardir. Sadece sessizce kapatir misin demisti. Sanki sesinde o ozlemi o hasreti hepsini o saniyede hissetmis ve sasirmistim. Benim annem kocaman insan hic olmazmis gibi.
Ya bilmiyorum su anda anlatabildimmi ne hissettigimi o anda ... emin dglm. Neyse iste oyle birsey.
Ve simdi koca kazik ben !!!
Sanki ben anneli seylere dayanabiliyor muyum?
Hele TV de bir reklam var beni yikiyor gecsin bu annelr gunu de reklam bitsin diye bekliyorum.
":... bir tek annem olsun bana yeterrrrr...." diyor ya jingleinda hani....
Diyeceksin niye.
Ishte oeyle!
Kuguboynu,theOnceUponATimeAnnesininKugusu
YAZ BITMESIN CIGIME:))
cok cok gecikmeli bir cevap bu- ozur.
Sevgili YAZBITMESINcgm hic mumkunmu unutmak seni
ve o gunlerimizi
kac kisiydik ozaman kac kisi kaldik simdiiiii
kelimenin tam anlamiyla budur- sarki otesi:))
ve de bakidir:))
tatlim benim arada sirada ben de sana bakiyordum ya, okumussundur mutlaka bunca zaman icinde sana biraktigm commentlerde.
Kuguu,theTembelVefakar:)-Always.
Sevgili YAZBITMESINcgm hic mumkunmu unutmak seni
ve o gunlerimizi
kac kisiydik ozaman kac kisi kaldik simdiiiii
kelimenin tam anlamiyla budur- sarki otesi:))
ve de bakidir:))
tatlim benim arada sirada ben de sana bakiyordum ya, okumussundur mutlaka bunca zaman icinde sana biraktigm commentlerde.
Kuguu,theTembelVefakar:)-Always.
Cuma, Mart 26, 2010

Bugun buralarda cok dolastim.
Sabah 5.30 da uyanip, yatakta sosis gibi don-don-dur yapmanin anlamsiz olduguna karar verip gune erken baslayinca...
Once yan tarafa su izledigim bloglari koymak istedim. "SIK SIK Ucup Konduklarim)"
Ilk basladigimda (2006 basi) izledigim blog sayisi o kadar fazlaydi ki, buraya hepsini koyamam veya atlarsam ayip olur uzulurum diye, yan tarafa linkleri bugune dek hic koymamistim. Diger laptopimda "SIK kullanilanlara ekle" kisminda blogs 1 ve hatta blogs 2 adli dosyalari acmis, oyle takip ediyordum onlarca blogu. Bir ara format attirmak zorunda kalinca yeniden hepsini (hemen hemen hepsini) derlemek zaman almisti tabi:))) Yine de sonra 50 ye yakindi bulduklarim ve yeniden eklediklerim.
(not: Aslinda ekranda main barda yahoo or google izlenenlere add etmek daha anlamli; cunku hangi pc den acarsaniz acin orada cikiyor karsiniza ama el aliskanligi iste:)))
Iste simdi bir suredir laptopi yine degistirince "yine yeni yeniden" basliyorsun izlediklerini sIk kullananlara eklemeye:)))
Bunda da 30a yaklasti izlediklerim ve yenilerini eklemek.
Bu arada musaadenizle good old blogistan days demek istiyorum:))) Hey hey hey ne hizliydik, kac 10 kisiydik, bir gun yazamasam/k huzursuz olurdum/k, bir kere bile gormedigimiz dostlardan 2 gun ses cikmasa panik olur telaslanirdik, iyi bir seyleri hemen paylasmak isterdim/k... Sadece ben degil yavas yavas bir surumuz koptuk gittik... ya da azalttik:(( Ama dostlar baki-hala.
Bu arada elbette o zaman da, simdi de bu blogistanin bence en guzel taraflarindan birisi: yeni bir blogu bulunca o ve ona yorum yazmis biri/leri/nden veya onun izledigi birinin adindan tiklayip yeni birini daha okumaya baslamak, cok farkli bir suru baska dunyalara dalmak, baska vizyonlari gormek, vs vs vs.
Bugun yine google ile eskileri arayip bulup eklerken "sandaletliseyyah"in blogunda ise bir dunya haritasi ile gezilen ulkeler uygulamasina rastladim.
20li yaslarimda dunyayi gezme merakimla bazen is, bazen turistik ve bazen de hem is seyahati pesine turistik eklemelerimle gezdigim ulkeleri dur bir de ben kendim icin cikartayim dedim.
Gorunuse gore sadece 18 ulke gezmisim. Tabi elimdeki vize basacak yeri kalmadigi icin yeniden alinan pasaport cuzdaniyla (3 adet) dolastigim da gozonune alinirsa pek cok ulkeye birden fazla defalar gittigim bariz.
AMA!!!!!
Son yillarda iyice biktim artik VIZE olayindan.Ya siz kim oluyorsunuzda bize vize uyguluyorsunuz, ne hakla yaaaaa, hieyyyt diye bagirasim geliyor veya hatta icimden or bazen disimdan diyorum :))) VE eger siz bize uyguladiginiz vizeleri kaldirmiyorsaniz bizde size vize uygulayalim o halde diyorum (didim fethiye antalya vizesiz gelip kalan ustelik pervasizca toprak mulk alan kro ingiliz alman dolu - YUHHH- ve cok vah vahhh yurdum benim:((( )
Konuya donmeye calisirsam eger :::: artik vizesiz ulkelere bakiyorum acikcasi.
Tamam OK hakli olduklari yonleride var bu ulkelerin cogunun- halkiMin istismari vs (derin konular detaya girmeye gerek yok- bilen biliyor, hemfikir dusunuyor- I Know)
AMAA!!!!!!
Atalarimizin dedigi gibi su "yasin yaninda kurunun yanmasi"na da sinir oluyorum musaadenizle.
1 schengen vizesi icin koca dosya(*) hazirlayip siraya gir, randevu al(**) para yatir(*?*) git sahsen bekle(artik) ve sonuc ne cikarsa bahtina riskinde neredeyse.
(*)= dosyada formlar+ olcusu sekli ve hatta arka fonunun rengine kadar size dayatilmis! vesikaliklar + maas bordrosu degil sadece + isyerinin verdigi "evet bu sahis bizde calisiyor belgesi" + o ulkeden bir yerden "evet bize su is icin-sunun icin geliyor" davet yazisi (turistik icin sart degil ama vize almak icin kolaylik belkide) + kalacagin otelden rezervasyon konfirmasyonu belgesi+ ucak bileti konfirmasyonun- gidis ve elbette donus!!+ varsa tapu belgelerin fotokopisi (bak benim yurdumda malim var illaki geri donecegimin garantisi) + ve bankadan alinmis (varsa) hesaplarinizi gosterip (aa benim param var size calismaya gelmiyorum ayol ben kaniti) kanitlamalisiniz.... + + + sonra da yere yatip yalvarmalisiniiiiizz ne oluuuuur geleyim 1 hafta ulkenizi gezeyim, para harcayayim, basim goge erecek, ne oluuuurrrr.
BEN BIKTIM ARTIK!
(**) eskiden office boy'u yollamak yeterdi, bizzat gitmek gerekmezdi.
(**) her vize basvurusu icin o ulkeye bir para oduyorsunuz, vize alamayanlara da o para iade olmuyor ustelik. Vize basvuru sayisini dusunurseniz eger- ozellikle almanya fransa belcika danimarka gibi ulkelere yurdumdan yapilan akraba vs ziyaret!!! basvurularini dununce... !
Ah onlarda haksiz degil bazi konularda: ornegin yillar once yine bir yurt disi seyahatimde pasaport polis kontrol kuyrugumda onumdeki carsafli kiz ve adami beklerken ortalik karismisti. Polis suphelenince carsafli kiz ile pasaport sahibinin aslinda ayni kisi olmadigi ortaya cikmis, tam onumde ufak bir arbede yasanmisti. Kacak goturulmeye calisilan ve "iste kuruyu yakan" bir yurdum insani ve 20'li yaslarimin ilk yarisinda aklimin almayacagi korkutucu bir vakaydi.
Ohhh nereden nereye
ben yazmaya yazmaya ve sizi ozlemisken yazdikca yazdim mi ne:)
Buyurun haritam burada. Hep derim Avrupada gormedigim bir Liechtenstein ulkesi kaldi diye:)) Dogrudur buyurun bakin.
(ama Irlanda, Portekiz, Monaco ve Finland da var)
Kuguboynu, theGezgin(mish!)
ps: ilgilenler icin harita link: http://www.world66.com/myworld66/visitedCountries
ps: bu elips dunyanin guneyine hic gitmemisim meger ben:))
Pazartesi, Mart 15, 2010
118 ACILIMI:))
TV de son zamanlarda cok rahatsiz edici-yani bana gore sevimsiz-2 adet 118 XX reklami var ya hani. Reklam sinir edici ama amaci olan "hedef kitlesine gore" akilda kaliciligini saglamak yonunde basarili bir reklam.
Haftasonunda gazetedeki bir habere gore bu sektore 10 tane mi ne firma girmis. Buyuk pasta.
Hos bana gore ben son yillarda 118 i aramak yerine direkt internetten googleliyorum adres, telefon aliyorum ya, ama TR populasyonu icin hala tellemek daha buyuk yuzdede!
Bu sabah arkadasimla cafedeyken aradi bir numara icin. Numarada zor yada karisacak ya da database e henuz girmemis bir sirket numarasi falan degil. Kadikoy Mujdat Gezen Sanat Merkezi numarasını istedi.
11818 i aradi, verdigi numarayi cevirdi, cevap su geldi: "aradiginiz numara kullanilmamaktadir"...
.........
Pesinden reklamlardaki diger firmayi 11880 i aradi.... karsisina fax numarasi cikti bu seferde:)))
I love You'rdum Benim.
Kuguboynu,theYorumsuz
Haftasonunda gazetedeki bir habere gore bu sektore 10 tane mi ne firma girmis. Buyuk pasta.
Hos bana gore ben son yillarda 118 i aramak yerine direkt internetten googleliyorum adres, telefon aliyorum ya, ama TR populasyonu icin hala tellemek daha buyuk yuzdede!
Bu sabah arkadasimla cafedeyken aradi bir numara icin. Numarada zor yada karisacak ya da database e henuz girmemis bir sirket numarasi falan degil. Kadikoy Mujdat Gezen Sanat Merkezi numarasını istedi.
11818 i aradi, verdigi numarayi cevirdi, cevap su geldi: "aradiginiz numara kullanilmamaktadir"...
.........
Pesinden reklamlardaki diger firmayi 11880 i aradi.... karsisina fax numarasi cikti bu seferde:)))
I love You'rdum Benim.
Kuguboynu,theYorumsuz
Salı, Mart 09, 2010
BIZDE YALAN YOK:)
7 Ocak'tan 8 Subat'a demisim,
e simdi de 8 Subat'tan 9 Mart'a.
:)))
Beni merak edenlere sevgilerimle. Hayat hizli, Paris degil ama neredeyse 20 gundur sehrimi degistirdim bu dogru.
Omrum boyunca akintiya karsi kurek cektim, hep mucadele ettim, kendim cozum yarattim ugrastim buldum, asla teslimiyetci olmadim. Sert ruzgarlarda kirilmamak icin agac egilmelidir diye bir soz duymustum, ayakta dimdik durursa sert ruzgar onu kirar cok hirpalar, oysa egilirse zarar gormez ruzgar kesilince yeniden dikilir diye. Hicbir zaman egilmedim, ne is ne ozel hayatimda.
Hala ayaktayim!
Opuldunuz.
Kuguboynu,theNeredenCiktiSimdiBu
e simdi de 8 Subat'tan 9 Mart'a.
:)))
Beni merak edenlere sevgilerimle. Hayat hizli, Paris degil ama neredeyse 20 gundur sehrimi degistirdim bu dogru.
Omrum boyunca akintiya karsi kurek cektim, hep mucadele ettim, kendim cozum yarattim ugrastim buldum, asla teslimiyetci olmadim. Sert ruzgarlarda kirilmamak icin agac egilmelidir diye bir soz duymustum, ayakta dimdik durursa sert ruzgar onu kirar cok hirpalar, oysa egilirse zarar gormez ruzgar kesilince yeniden dikilir diye. Hicbir zaman egilmedim, ne is ne ozel hayatimda.
Hala ayaktayim!
Opuldunuz.
Kuguboynu,theNeredenCiktiSimdiBu
Pazartesi, Şubat 08, 2010
GUNLUK degil AYLIK:(
oldu burasi:(((
7 ocaktan 8 subata
MERHABBBBAA
Kuguboynu,theNotLazy!
ps: also Paris in suchu da yok:)))
7 ocaktan 8 subata
MERHABBBBAA
Kuguboynu,theNotLazy!
ps: also Paris in suchu da yok:)))
Perşembe, Ocak 07, 2010
BIR SMS
30 Aralik gunu idi.
Hediyelerimi tamamlamak icin gittigim mall da sevdigim rest Midpoint'e girerek kendime guzel bir yemek ismarladim once.
O sirada cep telime bir sms dustu, cooooook guzeldi, anlik beni mutlu edip gulumsetti, bir suru duygu yasatti .... ve... fakat amma lakin, ben cevap bile vermedim!!!
Yok, kabaliktan degil, veremedim.
Belki de icimden gecen, cevapla yazmam gereken cvp ayni olmadigi icin KALdim tek kelimeyle:(
"2010'da benimle Paris'e gelsene, hmm??" diyordu.
Kuguboynu,theWasHappy
Hediyelerimi tamamlamak icin gittigim mall da sevdigim rest Midpoint'e girerek kendime guzel bir yemek ismarladim once.
O sirada cep telime bir sms dustu, cooooook guzeldi, anlik beni mutlu edip gulumsetti, bir suru duygu yasatti .... ve... fakat amma lakin, ben cevap bile vermedim!!!
Yok, kabaliktan degil, veremedim.
Belki de icimden gecen, cevapla yazmam gereken cvp ayni olmadigi icin KALdim tek kelimeyle:(
"2010'da benimle Paris'e gelsene, hmm??" diyordu.
Kuguboynu,theWasHappy
Perşembe, Aralık 24, 2009
RUH DURUMUNA GORE MUZIK
Yeni bir kesif.
Ve bu kesfi eger daha once O kesfetmediyse (malum ben biraz geriden takip ederim), muzik hayatinda onemli bir yer tutan (bildigim kadariyla ) ABI'ye hediye ediyorum.
http://www.stereomood.com/
Kuguboynu,theCakmaDJ:)
Ve bu kesfi eger daha once O kesfetmediyse (malum ben biraz geriden takip ederim), muzik hayatinda onemli bir yer tutan (bildigim kadariyla ) ABI'ye hediye ediyorum.
http://www.stereomood.com/
Kuguboynu,theCakmaDJ:)
Perşembe, Aralık 03, 2009
OZEL BIR YAZI - Part 2
(onsoz: Asagidaki yaziyi onceki part 1 yazisini eklerken yazmistim, oylece taslaklarda duruyordu. Bir sure gecmesini bekledim. Sanirim simdi part 2 zamanidir:))
Bu onun istegiydi.
Blogistandan tanidigim -sanal - bir dost, bir seven, bir duyarli insan tarafindan yazilmis bir yazi idi bir onceki yazi.
Aylar once istemisti senin agzindan bir yazi yazacagim ve sen kelimesine noktasina dokunmadan yayinlayacaksin, kendin yazmissin gibi demisti.
Gecenlerde hatirlatti, olur yaz dedim ve gunlerce ugrasip yazip yolladi. Ve soz verdigim gibi hic dokunmadan copy paste yaptim buraya.
Benim agzimdan yazmaya calisirken ornegin benim hic turkce karakter kullanmadigimi hatirlamis ama cogu yerde kacirmis, veya yaziyi bitirirken daima attigim, en bastan beri yazilarimin karakteristik ozelligi olan, imzami bile atlamamaya calismis ama ben hep Kuguboynu,the... diyerek atarim, "the" yazmayi unutmus :))
Bunlar onemli degil ama muhim olan 2006 dan beri incelikle takip ederken tanimaya calismasi, bazi yazilarimdaki konulari hatirlamasi beni sasirtti, onore etti. Sagolsun.
Eger kendisi kim oldugunun bilinmesini isterse bu yaziya yorumlarda yazabilir, bunu da ona birakiyorum. Ama kirmadigim bu dusuncesine verdigi emek ve ozen icin ellerine saglik diyorum:))
Belki part 3 yi de ben yazarim yazi icindeki konularin dogrulariyla yer degistirerek:)) gerci kendimi asla bu kadar acmam - o da biliyor!!!- ama belli mi olur:)
Kuguboynu,theDavut
Bu onun istegiydi.
Blogistandan tanidigim -sanal - bir dost, bir seven, bir duyarli insan tarafindan yazilmis bir yazi idi bir onceki yazi.
Aylar once istemisti senin agzindan bir yazi yazacagim ve sen kelimesine noktasina dokunmadan yayinlayacaksin, kendin yazmissin gibi demisti.
Gecenlerde hatirlatti, olur yaz dedim ve gunlerce ugrasip yazip yolladi. Ve soz verdigim gibi hic dokunmadan copy paste yaptim buraya.
Benim agzimdan yazmaya calisirken ornegin benim hic turkce karakter kullanmadigimi hatirlamis ama cogu yerde kacirmis, veya yaziyi bitirirken daima attigim, en bastan beri yazilarimin karakteristik ozelligi olan, imzami bile atlamamaya calismis ama ben hep Kuguboynu,the... diyerek atarim, "the" yazmayi unutmus :))
Bunlar onemli degil ama muhim olan 2006 dan beri incelikle takip ederken tanimaya calismasi, bazi yazilarimdaki konulari hatirlamasi beni sasirtti, onore etti. Sagolsun.
Eger kendisi kim oldugunun bilinmesini isterse bu yaziya yorumlarda yazabilir, bunu da ona birakiyorum. Ama kirmadigim bu dusuncesine verdigi emek ve ozen icin ellerine saglik diyorum:))
Belki part 3 yi de ben yazarim yazi icindeki konularin dogrulariyla yer degistirerek:)) gerci kendimi asla bu kadar acmam - o da biliyor!!!- ama belli mi olur:)
Kuguboynu,theDavut
OZEL BIR YAZI - Part 1
Yağmurlu günler uzun olur…
Yağmurlu günler uzun oluyor. Özellikle ofisimdeyken işler ne kadar kafamı meşgul ederse etsin sanki saatler ilerlemiyormuş gibi geliyor. Belki bu kivi kabuğu rengi havanın bana verdiği duygu nedeniyle böyle düşünüyorum belki evde olsam ve yanımda çok sevdiğim birisiyle hiçbir şey yapmadan sadece yan yana oturup televizyon izlesem zaman daha çabuk geçer.
Aslında şöyle bir durup arkama baktığımda zamanın; günlerin güneşli ya da yağmurlu olmasına aldırmadan hızla geçtiğini görüyorum ve hatırladığım kadarıyla azı güneşli gündü ve köpük misali patlayıp etrafa küçük damlalar bırakıp kayboldular. Ne kadar kötümser olmamaya çalışsam da hayatımda hep bir şeylerin ters gittiğini görmek beni sinirlendiriyor, hayat soyut bir kavram ondan bir şey beklemek benim için saçmalık ama yaptıklarımın karşılığını alamamak beni umutsuzluğa düşürüyor, istediğim maddesel şeylerden çok daha değerli manevi şeyler, başkasına göre çok sıradan dilekler olsa da huzur, sağlık ve sevilmek benim hayatımın en önemli unsurları ama ne etrafımdaki insanların ne de benim bunalara sahip olamadığımı görüyorum. Çok zor durumda değilim ama çok iyi de değilim, en basiti çok sevdiğim ve değer verdiğim benle hayatımı paylaşan son canlı da öldü, sevgili Brunom.
Dedim ya eski günlere bakıyorum bazen diye... Benimle bir sevgi ve ilişki paylaşıp sonra ayrıldığım herkes evlendi, sanki onlara nasıl iyi bir eş olmaları gerektiğini öğretmişim gibi, aslında ben onların doğru insan olmadıklarını düşünmüştüm sonra komik geliyor neden o kadın ben olamadım diye düşünüyorum neden? Cevabı bulmak o kadar da umrumda değil aslında sadece sorusu yetiyor. İtiraf etmek gerekirse gerçekten sadece bir kişiyi sevdim ve ona güvendim, herşeyin onla daha güzel olduğunu düşündüğünüz birisi olur ya hayatınızda işte benim için O, gerçekten sihirliydi... hani bir söz vardır ya “Hiçbir gizeme ve sihire inanmyanların ölüden farkı yoktur” diye işte ben o zamanlar sihire inanıyordum onun herşeyi yapabilecek kudrete sahip olduğunu düşünüyordum, sanki mucizevi elleriyle dokunuyordu bana ta ki o ellerle telefonu tutup beni “evlendim ve iki çocuk sahibi oldum” diyene kadar. O gün sihire inanmayı bıraktım. Şimdi ölü müyüm? Hayır hala nefes alıyorum.
Benim yerimde olmak isteyen kadınların olduğuna eminim ama ben o hiç sevmediğim sabun köpüğü gibi olduğunu düşündüğüm romantik filmlerdeki kadınların yerinde olmak isterdim, gerçekten o inanılması güç aşklardan yaşamak isterdim. Şimdi sadece sıkıcı bir belgesel hayatım ve bende uzaktan beni izleyen tanrının kamerasındaki incelenen kişiyim. Sadece izliyor... İyileşmem için bir şey yapmıyor, bilirsiniz belgesellerde aslna geyiğe saldırır ve onu yer kameraman hiç bir şey yapmaz sadece izler “doğal yaşam” çerçevesinde bakar olaya ama benim doğal yaşamım üzüntü, mutsuzluk ve bol çalışmayla geçiyorsa diğerlerinin doğal yaşamı neden öyle? Neden mutlu evlilikleri olan insanlar var? Neden az para kazanıpta çok huzurlu olan insanlar var? Yoksa onlar aslan mı? Ve benim tek şansızlığım narin bir ceylan olarak dünyaya gelmek mi?
İnsanlara güvenmiyorum, yalan söylemeyeceğim yeni tanıştığım bir insanın bana yaklaşması için kilometrelerce mesafe gelmesi gerekiyor, bu iş hayatının ağız yanmalarının bana verdiği kötü bir özellik, birinin bana söylediği ufak bir şeyi çok değişik açılardan inceleyip en kötü tarafına karar verip ona göre davranıyorum. En basit örneği bazen soyadımı vermekten bile çekiniyorum, artık herkes birbirini google dan araştırı oldu ve beni oradan aramalarını istemiyorum. Biliyorsunuz bazen başlıkların arasına nokta koyuyorum kimse googledan arayıp gelmesin bu sayfaya diyerek. Biliyorum pek sağlıklı bir şey değil bu tavrım çünkü beni gerçekten seven kişi eğer kendine güvenilmediğini hissediyorsa uzaklaşıyor. Bir ilişkide en önemli şey güvendir ve ben güveni sarsılmış bir kadın olarak güvensizlikle yaşamaya alıştım.
Tamam o kadar da kötü değilim, yine de mutluyum beni seven insanların olduğunu biliyorum ve onlar için yaşamak fikri de güzel geliyor, çoğuna göre ben harika ve güçlü bir insanım ama hiç kimse her zaman çok güçlü değildir, herkesin bir “yeter artık” dediği yer vardır Superman’in bile karşısında güçsüz düştüğü kripton diye bir şey var ama adı “Superman” ben de “Superwoman”ım bazılarına göre aslında bence de öyleyim ama benim kriptonum insani duygular, ben mutluluk ve gülümsemeyle güçlü oluyorum üzüntü ve yalnızlık beni güçsüz düşürüyor. Hatta mutluluk olunca hayatımda uçabiliyorum da... Mutluluktan havalara uçuyorum piiiiiiii... Ama havada tek başıma kalmak istemiyorum ve yanımda olacak kişininde benim için uğraşacağını biliyorum.
Yağmurlu bir gün geride kaldı, yağmurun toprakla buluşmasıyla yayılan aroma ve sokakları temizleme etkisini unutmamak lazım, umduğum şey bu işte, bir gün benim ruhumada yağmur yağacak ve bütün kötü anılar ve umutsuzluk yerini o güzel aromaya ve temiz bir sayfaya dönüşecek ve biliyorum yepyeni bir dünyam olacak.
Kuguboynu, YagmurDuasinaCikmisGibi
Yağmurlu günler uzun oluyor. Özellikle ofisimdeyken işler ne kadar kafamı meşgul ederse etsin sanki saatler ilerlemiyormuş gibi geliyor. Belki bu kivi kabuğu rengi havanın bana verdiği duygu nedeniyle böyle düşünüyorum belki evde olsam ve yanımda çok sevdiğim birisiyle hiçbir şey yapmadan sadece yan yana oturup televizyon izlesem zaman daha çabuk geçer.
Aslında şöyle bir durup arkama baktığımda zamanın; günlerin güneşli ya da yağmurlu olmasına aldırmadan hızla geçtiğini görüyorum ve hatırladığım kadarıyla azı güneşli gündü ve köpük misali patlayıp etrafa küçük damlalar bırakıp kayboldular. Ne kadar kötümser olmamaya çalışsam da hayatımda hep bir şeylerin ters gittiğini görmek beni sinirlendiriyor, hayat soyut bir kavram ondan bir şey beklemek benim için saçmalık ama yaptıklarımın karşılığını alamamak beni umutsuzluğa düşürüyor, istediğim maddesel şeylerden çok daha değerli manevi şeyler, başkasına göre çok sıradan dilekler olsa da huzur, sağlık ve sevilmek benim hayatımın en önemli unsurları ama ne etrafımdaki insanların ne de benim bunalara sahip olamadığımı görüyorum. Çok zor durumda değilim ama çok iyi de değilim, en basiti çok sevdiğim ve değer verdiğim benle hayatımı paylaşan son canlı da öldü, sevgili Brunom.
Dedim ya eski günlere bakıyorum bazen diye... Benimle bir sevgi ve ilişki paylaşıp sonra ayrıldığım herkes evlendi, sanki onlara nasıl iyi bir eş olmaları gerektiğini öğretmişim gibi, aslında ben onların doğru insan olmadıklarını düşünmüştüm sonra komik geliyor neden o kadın ben olamadım diye düşünüyorum neden? Cevabı bulmak o kadar da umrumda değil aslında sadece sorusu yetiyor. İtiraf etmek gerekirse gerçekten sadece bir kişiyi sevdim ve ona güvendim, herşeyin onla daha güzel olduğunu düşündüğünüz birisi olur ya hayatınızda işte benim için O, gerçekten sihirliydi... hani bir söz vardır ya “Hiçbir gizeme ve sihire inanmyanların ölüden farkı yoktur” diye işte ben o zamanlar sihire inanıyordum onun herşeyi yapabilecek kudrete sahip olduğunu düşünüyordum, sanki mucizevi elleriyle dokunuyordu bana ta ki o ellerle telefonu tutup beni “evlendim ve iki çocuk sahibi oldum” diyene kadar. O gün sihire inanmayı bıraktım. Şimdi ölü müyüm? Hayır hala nefes alıyorum.
Benim yerimde olmak isteyen kadınların olduğuna eminim ama ben o hiç sevmediğim sabun köpüğü gibi olduğunu düşündüğüm romantik filmlerdeki kadınların yerinde olmak isterdim, gerçekten o inanılması güç aşklardan yaşamak isterdim. Şimdi sadece sıkıcı bir belgesel hayatım ve bende uzaktan beni izleyen tanrının kamerasındaki incelenen kişiyim. Sadece izliyor... İyileşmem için bir şey yapmıyor, bilirsiniz belgesellerde aslna geyiğe saldırır ve onu yer kameraman hiç bir şey yapmaz sadece izler “doğal yaşam” çerçevesinde bakar olaya ama benim doğal yaşamım üzüntü, mutsuzluk ve bol çalışmayla geçiyorsa diğerlerinin doğal yaşamı neden öyle? Neden mutlu evlilikleri olan insanlar var? Neden az para kazanıpta çok huzurlu olan insanlar var? Yoksa onlar aslan mı? Ve benim tek şansızlığım narin bir ceylan olarak dünyaya gelmek mi?
İnsanlara güvenmiyorum, yalan söylemeyeceğim yeni tanıştığım bir insanın bana yaklaşması için kilometrelerce mesafe gelmesi gerekiyor, bu iş hayatının ağız yanmalarının bana verdiği kötü bir özellik, birinin bana söylediği ufak bir şeyi çok değişik açılardan inceleyip en kötü tarafına karar verip ona göre davranıyorum. En basit örneği bazen soyadımı vermekten bile çekiniyorum, artık herkes birbirini google dan araştırı oldu ve beni oradan aramalarını istemiyorum. Biliyorsunuz bazen başlıkların arasına nokta koyuyorum kimse googledan arayıp gelmesin bu sayfaya diyerek. Biliyorum pek sağlıklı bir şey değil bu tavrım çünkü beni gerçekten seven kişi eğer kendine güvenilmediğini hissediyorsa uzaklaşıyor. Bir ilişkide en önemli şey güvendir ve ben güveni sarsılmış bir kadın olarak güvensizlikle yaşamaya alıştım.
Tamam o kadar da kötü değilim, yine de mutluyum beni seven insanların olduğunu biliyorum ve onlar için yaşamak fikri de güzel geliyor, çoğuna göre ben harika ve güçlü bir insanım ama hiç kimse her zaman çok güçlü değildir, herkesin bir “yeter artık” dediği yer vardır Superman’in bile karşısında güçsüz düştüğü kripton diye bir şey var ama adı “Superman” ben de “Superwoman”ım bazılarına göre aslında bence de öyleyim ama benim kriptonum insani duygular, ben mutluluk ve gülümsemeyle güçlü oluyorum üzüntü ve yalnızlık beni güçsüz düşürüyor. Hatta mutluluk olunca hayatımda uçabiliyorum da... Mutluluktan havalara uçuyorum piiiiiiii... Ama havada tek başıma kalmak istemiyorum ve yanımda olacak kişininde benim için uğraşacağını biliyorum.
Yağmurlu bir gün geride kaldı, yağmurun toprakla buluşmasıyla yayılan aroma ve sokakları temizleme etkisini unutmamak lazım, umduğum şey bu işte, bir gün benim ruhumada yağmur yağacak ve bütün kötü anılar ve umutsuzluk yerini o güzel aromaya ve temiz bir sayfaya dönüşecek ve biliyorum yepyeni bir dünyam olacak.
Kuguboynu, YagmurDuasinaCikmisGibi
Cuma, Kasım 20, 2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




