Dun ogleden sonra ara mahallede bir Tansas'a girdim aklimdaki bir seyi alip arabaya koyaym diye. Ilk girince malum sebze/meyve reyonu olur. Orada Bir Bayan ve calisanlarin sesleri ilgimi cekti. Zaten mahalle arasi kucuk bir Tansas, hangi reyonunda dursan o konusmalari duyabilirsin. Ilk basta yadirgadim, konusan kadini gormedim.
K- Ne geldi taze?
A- Enginar geldi, ister misiniz?
K- Aaaa mevsimi geldi degil mi ne guzeldir, bunu nasil nerede soyup suya atiyorsunuz bidid bidbidiii
K- peki baska ne var?
A- Evde yesillik var mi, maydanoz dereotu taze sogan vs?
K- Aaaa evet taze sogan alayim ama bak kartlarindan olmasin, o sirada baska bir calisan daha geliyor yanlarina, ona donup bu sefer diyor ki diger A icin o ordunaryus soganda, o en iyisini secer ... blah blah blah... guluyorlar.
Dolaniyorum Tansas'ta 1 derken, aklima 1-2 sey daha geliyor almak icin. Bu sefer teyze ve 2 calisan - biri arabasini suruyor, reyonlari gezmeye basliyorlar, baska ne lazim diyorlar, guluyorlar ama dalga gecerek degil (bana gore - ya da oyle olmasini umarak dusunuyorum- arada (heryerde) curuk elma olsa bile)
Kasaya geliyorum, baska musteri yok zaten. Sesi hala geliyor bir sey diyor gulumsuyorum duyunca, "bayani herhalde burada herkes taniyor, cok sIk geliyor olmali" diyorum. Kasiyer genc gulumsuyor "evet o bizim Ayten teyzemiz, hergun gelir" diyor.
Oyle uzuluyorum, oyle icim buruluyor ki... "Galiba yanliz yasayan bir bayan olmalı" diyorum.
"Evet" diyor "nereden bildiniz, taniyor musunuz yoksa sizde?" diyor kasiyer.
O sirada onumuzden geciyorlar, Ayten Teyze ve arabasini cekerek sohbet ederek reyonlarda beraber gezen o calisan. Gecerken yine oldukca yuksek ama sen sakrak (yada oyle olmasina calistigi abartili ses tonu bence) ile benim kasiyere "Aslancigim merhaba" diyor. Ikimizde ona gulumsuyoruz sevecenlikle.
Bakiyorum benden baska kimse yok sirada bekleyen; burulmus yuzumle-buruk gulumseme ile "size bir sey anlatacagim" diyorum. "Simdi aklima getirdi bayan, uzun bir zaman once birisinden duymustum ama kimden hatirlamiyorum" diyorum (*) :
Bir evde yanliz yasayan bir yasli bayan varmış, bir gun evini satisa cikarmis. Bir emlakci evi gormek icin aramis. Kadinin davet ettigi saatte gitmis, ki bir bakmis kadin cay pasta hazirlamis. Ne zaman evi sorsa evi gezmek istese durun canim acelemiz mi var bir cay daha alir miydiniz diye sohbet edip duruyormus yasli yanliz kadin. Sonradan ogrenmiski yapayanliz kadinin kapisini calan arayan soran hic yokmus, oda kendince boyle bir yol bulmus. Emlakcilari ariyormus, evimi satacagim diyormus, onlarda evi gezmeye geliyorlarmis.... :((((
Direkt aklima bu geldi birden Ayten Teyze dolasirken Tansasi o yuksek ses tonuyla herkesle ve ici bos ama onun icin onemli konularda konusurken... O sirada bir baska calisan yanimiza geldi, sevmedgm bicimde gulerek "Aslan senden yine kahve ister simdi bu" diyor. Aslan isimli Kasiyer aslanlar gibi "olsun istesin" diye cevapliyor. Oburu "ama oglum 3.5 milyonun gidiyor her seferinde". Olsun diyor aslanim kasiyerim, bana bakiyor ben torbaya koyarken aldiklarimi, ikimizde anlasiyoruz: "kazandigin sevap ondan cok daha fazla eder zaten" diyorum....
Anlastik biz...
ve ikimizde mutlu olduk,
buruk mutlu.
Guzel calismalar dileyerek cikiyorum oradan, Ayten Teyzeyi ve calisanlari sonunda kahve icmeleri icin basbasa birakarak...
Kuguboynu,the ????
- "the ne?" Burayi siz doldurur musunuz bu sefer benim icin?
(*) simdi yazarken hatirladim birden. zaten hep boyle olmaz mi:) Bu aniyi bir kitapta okumustum, Emlakci Salim Tasci- bankayi portakal gibi soydum sattim isimli kitaptaydi.